Pazar Sohbeti:Büyüyünce ne olacaksın?

A A A

Aile ortamlarında ve okulda çocuğa en çok sorulan klasik soruların başında (sanki sormak zorunluymuş gibi), “Söyle bakalım,büyüyünce ne olacaksın?” sorusudur.Soru karşısında çocuk;O an için kendisini idol olarak gördüğü bir kişiyi yada popüler olan bir mesleği söyleyiverir.
Bu soruyu bana da sordular büyüklerim ve bende sordum değişik zamanlarda ki öğrencilerime…Aldığım yanıtlarda üç aşağı-beş yukarı aynıydı.
“Doktor olacağım.”
“Mühendis olmak var,hayalimde.”
“Bilgisayar uzmanı yada mühendisliği düşünüyorum”
Avukat,polis,öğretmen,subay,mimar,iş adamı,hakim ve en çok tercih edilen futbolcu olma isteği gibi alanlar öne çıkıyor.
Aynı soruyu bir veli toplantısında öğrenci velilerime de sordum.Onlardan aldığım yanıtlarda hemen hemen aynı doğrultudaydı.Çocuklarının iyi yetişmesi ve iyi bir meslek edinmeleriydi,dilekleri..Tercihleri de hemen hemen aynıydı. Çocuklarına sorduklarında aldıkları yanıtları sıraladılar.Çocukları;
Doktor,mühendis,mimar,avukat,subay,polis,hemşire,bilgisayar teknisyeni ve öğretmen ve futbolcu olmak istiyorlardı. Annelerde,çocuklarının hayallerindeki işi edinmeleri için ellerinden gelen çabayı göstereceklerdi
Durum karşısında;
Neden bu meslekleri söylüyorsunuz?, diye sordum.Bir an şaşırdılar.
– Ama çocuklar bunları söylüyorlar…vb cümleler geldi arkasından.
Peki,arkadaşlar..Neden sadece bu meslekler?…Çocuğunuzun özel yetenekleri olabileceği ve ileride bu yeteneklerine göre seçimleri olabileceği aklınıza geliyor mu? Örneğin; heykeltraş,ressam,yazar,tiyatro sanatçısı ve daha başka yetenek alanları…gibi.
Nedense hiç İşçi ve çoban olmak isteyen çıkmıyor.Ama toplumun büyük kesimi işçilik yapıyor.İşçilik yada çobanlık yapmayı istememenizi anlıyorum da,bu ülkenin;Edebiyatçılara,yazar,yönetmen,ressam,oyuncu,dekorcu,senarist,heykeltraş,
müzisyen,komedyen,marangoz,tornacı,inşaatçı,kaynakçı gibi sanat dallarında da yetişen insanlara da ihtiyacı var.
Bu alanları niye saymıyorsunuz? Çocuklarınızın bu alanlarda  yetenekleri olabileceğini neden düşünmüyorsunuz?,dediğimde,Ortalığı bir sessizlik kapladı.
Konuşmaya devam ettim.
“Akşamları en büyük eğlenceniz televizyon izlemek…öyle değil mi?
Daha televizyonu açarken bile teknolojinin düğmesine tıklıyorsunuz.Karanlık camın arkasından teknolojinin dünyasına giriyorsunuz.
Filmler,diziler,reklamlar..Dikkat edin neyi izlerseniz,izleyin..arka plandan bir müzik sesi geliyor. Program sunucularından başlayarak,diğer programların hepsinde de oyuncular var.Birde bunları hazırlayan dekorcular,sahne düzenleyiciler,resim seçiciler,senarist ve yönetmenler,sanat danışmanları  gibi onlarca değişik sanat dallarından insanlar var.Marangozundan yapı ustasına,kaynakçısından nakliyecisine daha saymadığımız niceleri var.Üstelik bu alanlarda çalışanlar,toplumun genel ortalamasından daha iyi şartlarda yaşıyorlar.
Toplum olarak en büyük eğlencemiz olan TV karşısında bu alanlarda çalışan insanların ürettikleriyle zaman geçiriyoruz.
Onun için; Çocuklarınıza bir daha bu tür soruları sormayacağım.Lütfen sizde sormayın.Hatta;şimdiden onları  meslek dallarından birisini seçmeleri konusunda da yönlendirmeyin.Sonra hayal kırıklıkları yaşıyorlar ve sizde yaşarsınız. Varsa hayalleri isterlerse kendileri söylesinler ve yaşasınlar.
Rahat bırakın çocuklarınızı,zaman içinde bilgi ve yetenekleri geliştikçe yönlerini kendileri belirlesinler.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir